16 Temmuz 2015 Perşembe

W.W.W : TİMSAHIN AĞZI 2

Önceki yazımızda zararlarını bir hayli iç karartarak yazdığımız internet mevzu una farklı yaklaşalım.

Kullanım amacı bu denli zararlı olan internetin peki hiç mi faydası yok.
Elbette var : Eğitim ve bilgiye ( doğruluğu kesin olmayan bilgiye ) ulaşma noktasında hızlı bir araç.
Kötülük Âdem a.s dan beri nefsin ve şeytanın ortaklaşa yürüttüğü bir intikam projesidir. Secde edilen varlığın İnsanın, değerinin olmadığı yada yaratılış olarak şeytandan daha üstün olmadığının kanıtlama çabaları Yüce Allah'ın izni olan kıyamete kadar devam edecek.
Kötülük her çağ da ve dönemde kendine farklı araçlar edinmektedir. Günümüz Teknoloji Çağının aracı da elbette teknoloji olacaktır. Internet ise bu araçların en başında gelmektedir. Zinayı insana bir tuş kadar yakınlaştıran ve ikiyüzlülük piyasası açan internetten artık kendimizi korumak veya arındırmak zorundayız. Peki nasıl olacak bu iş,
1 İnterneti evinize bağlatmayın yahut gerekli ihtiyaçlar için mobil interneti kullanın.
2 Interneti bağlatmama gibi bir olanağı olmayan iş için vs kullanan aileler bilgisayar ya masaüstü kullanmalı ki bu evin herkesce kullanılan salonu gibi bir yere kurulu olma şartı ile, yahut dizüstü bilgisayara filtreleme programları kurulmalı.
3 Dedik ya çağ teknoloji çağı çocuklarımız donanımsal ve sanal alemi bizlerden daha iyi biliyor diyorsanız, uygulayacak tek çözüm yolunuz ailenizi koruyacak kadar öğrenmek.
Buna mecburuz.
Biz müslüman bir toplumun müslüman bireyleri bu tehlikeyi çok geçmeden farketmeli ve çözüm bulmalı. Toplum en alttan en üste kadar inanılmaz bir hızla felakete sürükleniyor.
Özendiğimiz toplum batı toplumu olunca ortaya hiçte iyi bir nesil çıkmıyor. Elimizdeki nesli de öyle basit işlere çarçur etmeyeceğiz.
Yakın bir dostumun bende meşhur olan bir sözü var.
Bir kere doğduk ve bir kere öleceğiz ama...
Bu hayatı müslümanca yaşayacağız.

14 Temmuz 2015 Salı

W.W.W : TİMSAHIN AĞZI 1



WORD WIDE WEB mealen  Internet daha da mealen Çağın Tatlı Duran Zehiri

Bir kötülük gördüpümüzde elimizle olmaz ise dilimizle oda olmaz ise kalben buğz edin diyor Aleyhissalâtu vesselâm. Şimdi size elinizle düzeltme olanaklarını anlatacağım.
Öncelikle çocuklarınızın interneti eve aldırmak için söylediği 1 numaralı method DERS ÇALIŞACAĞIM üçkağıdıdır.
Normal bir türk insanı maksimum 22-24 yaşına kadar baba himayesinde okur.
Bu süre içinde internetten ödev yapılan süre günümüz hızında bir internet ile 12 saati aşmamaktadır. Evet sadece 12 saat. 24 yılda 12 saat. Geri kalan süre film,müzik,chat ve oyun için kullanılır.
Sırayla ele alınması gerekirse.
Film : Günümüzde çizgi filmler de içinde olmak üzere tüm batı (ecnebi) yapımı filmler en az 1 sahne yani 10 sn müstehcen görüntü yada konu içermekte.
Müzik: Yapılan araştırmalar sonucunda insanı ruhsal olarak etkilediği belirlenen müziklerin fayda verenlerini dinleme oranı %7 gerisi ya şehvet yüklü yada inkar,isyan.
Chat: 2014 yılından itibaren genelde cep telefonu yoluyla yapılan,  ister tanıdık ister hiç tanımadık insanlarla, ister kimliği açık ister gizli kimlikle yapılan saf iletişim amacı güdenlerin oranı %10 olan bir sanal alem.
Gelelim Oyuna : Başlı başına hoş vakit geçirme amacı için yapılan en az sigara ve alkol kadar bağımlılık yapan,çoğunluğu psikolojik dengeyi sarsıcı içeriklere sahip online  (çok oyunculu) yada yanlız oynanabilir hayal metahı.
Gelelim Zurnanın Zırt Dediği Yere : Cinsellik ve Pornografik içerik
2000 yılından önce Türkiyede lise son ve üniversite çağından önce bu alanla tanışan genç sayısı oldukça düşük iken. 2015 yılında Ortaokul  5.sınıfa kadar gerilemiş önlem alınmayan aileleri inanılmaz derecede bataklığın içerisine batırıyor.
Tamam istatistikleri gösterelim ki sorun anlaşılsın. Extreme Tech adlı bir şirkete ait araştırmaya göre tüm internet trafiğinin %30'unun pornografi sitelerinden elde edildiğini ve arama motorlarından yapılan her 50 aramadan 10u Pornografik olduğu saptanmış.
Daha fazla içinizi ancak haftaya karartacağım ama çözüm önerileri de haftaya...

8 Temmuz 2015 Çarşamba

Ahlak orada hadi gidin görün , hemen dibinizde!



Ülkelerin çökmesi her çağ için farklı sebeplere dayanır. Ama geneli insanların bozulması ile alakalıdır. Özellikle genç insanların, yani tabandan başlayan ahlaki ve sosyal bir erozyon ülkeyi bataklığın içine sokabilir.
Türkiye şuan nasıl bir durumda bunu anlamak için kendi çocuğunuzun sosyal medya hesaplarını yada arkadaşlarıyla yaptığı mesajlaşmaları kontrol (check) ederek anlayabilirsiniz. Utanmayın utanmayın sizin çocuğunuz sonuçta. Ama bir uyarıda bulunanlım ister hoca olun ister hacı karşınıza çıkacak tablo sonucunda düşünerek ve yapıcı bir şekilde davranın.

Yada gözünüz korktuysa kötü bir şeyle karşılaşmaktan ki muhtemel, o zaman birgün çocuğunuzun okuluna ziyarete gidin. Ama öyle öğretmenlere görüşmeye falan değil haa ,bahçenin içine girip birkaç erkek yada kız çoçugu grubuna kulak misafiri olun.
Şunu ifade edeyim, ister İmam Hatip okuluna gidin ister Endüstri Meslek Lisesi ne sonuç aynı.
Biz,  bizi bizden habersiz kaybediyoruz.

Geçtiğimiz günlerde bir Ortaokul müdür yardımcısının yanında oturuyorum, bir hoca hanım geldi buyrun bu benim istifa dilekçem dedi. Hocam pek şaşırmış gibi değildi ama ben merakımı gizleyemedim. Hoca hanım çıktıktan sonra sordum "nedir durum hocam özel değilse merakımı giderin."
Derin bi nefesten sonra başladı anlatmaya
"Bir öğrenci grubu hocamıza çok büyük terbiyesizlik yapmışlar telefonu alıp sapık mesajlar yazmışlar, çocuklara soruyoruz yalan söylüyorlar elimizden de birşey gelmiyor. Geçen bir hocamız dayanamamış kızmış ha dövmüş de değil o hoca hakkında hakkında şikayette bulunmuşlardır. Ailelerden tehditler almış, oda geri adım attı. Ah mfk ah eskisi gibi değil bu meslek" dedi hocam iç geçirerek.
Adamın gözleri doldu bende üsüne soru soramadım kaldı öyle.
Dikkat buyurun ORTAOKUL diyorum gerisini siz düşünün.
Diyeceğim şu: Çağın en faydalı ama faydasından kat kat fazla zararı olan evinizdeki cebinizdeki interneti ya kapayın yada en baba filtreleme programlarını kurun. Benim çocuğum yapmaz demeyin Allah muhafaza merakla başlar bu işler, sonra benim ogluma nasıl böyle olur diye ağlamak ne çare...
Birdaha ki yazımda Internet hakkında korunma önlemlerinden bahsedeceğim okumanız temennisiyle...

1 Temmuz 2015 Çarşamba

Gençler gelecektir eywAllah ta abicim


"Gençlerimiz Geleceğimizdir."
Bu cümleyi duymak artık neredeyse sıradan kalacak (ki inşaAllah öyle olmaz).
Önemli olan mevzu, denilmesi çok basit olan bu cümle değil ,sonrasında yapılan işler bütünüdür. Yahut bu ne perhiz bu ne ... denilir. Gelecek kavramını her birey bir sonraki saniyeye çıkabilirmiyim acaba diye düşündüğü her an yaşıyor. Kendini hazırlıyor sonraki saniyeye , zamana. mesela suyu içmek için ağzını açması yada yürümek için adım atması gereklilikleri gibi. Öyle ki artık bir sonraki saniyeyi bırakıp aylarımızın hatta yıllarımızın planlarını yapar olduk. örneğe gerek yok ama haftasonu gezilecek yerin planı yada 120 ay vadeli hain banka kredileri...Elbette plan yapmak işin koordinesi ve rahatlığı için iyidir amma en büyük plan 1günün değil 1ayın değil hatta detayları yazılmış çizilmiş yılların da değil o sonraki saniye içerisinde bu alemden gidebileceğimiz berzah alemine hazırlık planıdır. Bunun planı aklımızın bir köşesinde hep olmalıdır ve icraata dökülmelidir. An iyibariyle nalları dikmek deyimi üzerimizde vuku bulursa hazırlıksız yakalanmamak gerek.
Gençler ileriki gelecek Orta yaş yakın gelecek dedik. Mantıklı olarak düşündüğümüz zaman ilerinin iyi olması için yakın gelecekte iyi bir hazırlığın yapılması gerekiyor. Yani sana diyorum 25-45 yaş abicim dayıcım gençler gelecek EywAllah ama bunu inşaa etmek gerekmez mi?
Mevcut dünyayı siz şekillendirdiniz ,  bu yapılan savaşlar, akan müslüman kanları, açlıktan ölen bebeler, ırzına geçilen bacışarın hesabını gençler gelecek diye vırvır konuşmuş ama bir gence bir nebze faydası dokunmamış babalarınız dedeleriniz yüzünden siz vereceksiniz. Şimdiki gençler olarak biz bunun böyle olmasını istemiyoruz. Hem sizin amel defteri biraz karalansın hem bizimkiler.
Bu gençlik çok şey görmüş anlatırdınız bizde dinlerdik. Kardeş kardeşini vurmuş , çeşitli putlara yönlendirilmiş , asılmış kesilmiş. Ama bak hala ayakta olan kalmış buda sizin sayenizde. Duaları ile dağları yürüten anaların babaların sayesinde.
Şimdi ki gençlik olarak biz tam bir umut vermiyor olarak gözükebiliriz. Unutmayın ki! her Kudüs ün bir Selahaddini her istanbulun bir fatihi her kaos ve bataklığın bir metini çıktığı gibi her medinenin de bir musabı çıkacaktır. Çünkü Allah kulunu yanlız bırakmaz.